Sigorta Hukuku Faaliyet Alanları Nelerdir?
Sigorta hukuku, geniş bir faaliyet alanına sahiptir birçok faaliyet alanını kapsar. Sigorta sözleşmeleri, sigorta şirketlerinin lisanslandırılması ve denetimi, sigorta primlerinin belirlenmesi, sigorta şirketlerinin sorumlulukları, sigortalının hakları, sigorta ihtilaflarının çözümü gibi çeşitli faaliyet alanları mevcuttur.
Sigortalar ise tür itibariyle ikiye ayrılabilir:
● Zarar Sigortaları
● Can Sigortaları
○ Zarar Sigortaları
Zarar Sigortaları kendi içinde mal sigortaları ve sorumluluk sigortaları olmak üzere iki sınıfa ayrılmaktadır. Mal sigortalarına örnek olarak; yangın sigortası, taşıma sigortası, tarım sigortası, hırsızlık sigortası, kasko, makine kırılması ve montaj sigortası, inşaat sigortası, cam kırılması sigortası, alacak sigortası örnekleri verilebilir. Sorumluluk sigortalarında ise zorunlu trafik sigortası, ihtiyari trafik sigortası, hekim mesleki sorumluluk sigortası örnekleri verilebilir. Sayılan sigorta türlerinden uygulamada en çok bilineni ise zorunlu trafik sigortasıdır. Bu hususa ilişkin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları mevcuttur. Ayrıca diğer sigorta türleri için de genel şartlar düzenlenmiştir.
○ Can Sigortaları
Can sigortaları, sigortacının belli bir prim karşılığında, sigorta ettirene veya onun belirlediği kişiye (lehtara) sigortalanın ölümü veya hayatta kalması halinde sigorta bedelini üstlenmeyi ödediği sözleşme türüdür. Bunlara örnek olarak hayat sigortası, kaza sigortası, hastalık ve sağlık sigortaları gösterilebilir.
Sigorta Hukuku İle İlgili Davalar Hangi Mahkemede Görülür?
Sigorta hukukuyla ilgili davalar genellikle aşağıdaki mahkemelerde görülür:
Asliye Hukuk Mahkemeleri: Sigorta hukukundan kaynaklanan çoğu dava, Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülür. Bu mahkemeler, sigorta sözleşmeleri, tazminat talepleri, sigorta primlerinin ödenmemesi gibi konuları ele alır.
Ticaret Mahkemeleri: Ticari sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar ve ticari sigorta şirketleriyle ilgili davalar genellikle Ticaret Mahkemelerinde görülür.
İş Mahkemeleri: Sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, işyeri sigortaları veya iş kazaları gibi işyeriyle ilgili konuları içeriyorsa İş Mahkemelerinde görülebilir.
Tüketici Mahkemeleri: Sigorta poliçelerinden kaynaklanan tüketici hakları ihlalleriyle ilgili davalara Tüketici Mahkemelerinde başvurulabilir. Bu mahkemeler, sigorta şirketlerinin tüketiciye yönelik haksız veya hukuka aykırı uygulamalarını ele alır.
Uyuşmazlığın niteliği ve dayandığı hukuki dayanaklara bağlı olarak görevli mahkemeler değişmektedir. Bir uyuşmazlıkta hangi mahkemenin görevli olduğu hususunda profesyonel hukuk hizmeti veren avukatlara danışmakta fayda vardır.
Sigorta hukuku kapsamında doğan tüm uyuşmazlıkların mutlaka mahkemede dava yolu ile çözümlenmesi zorunlu değildir. Zira belirli koşulların varlığı halinde tahkim yoluna gidilmesi de mümkündür. Sigorta Tahkim Komisyonu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesiyle, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği nezdinde kurulmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu’na Başvurumu Ne Zaman ve Nasıl Yapabilirim?
Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurmadan önce ilk olarak ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapılması zorunludur. Sigorta kuruluşu tarafından 15 iş günü (Trafik sigortasında 15 gün) geçmesine rağmen nihai yanıt verilmezse artık Komisyona başvuru yapılabilir.
Sigorta Tahkim Komisyonu’na ait internet sitesinden veya fiziki olarak Komisyondan temin edilecek başvuru formu eksiksiz olarak doldurulup imzalandıktan ve başvuru bedeli ödendikten sonra iddiaları ispatlayacak diğer belgelerle birlikte şahsen, posta ile veya avukat aracılığı ile Komisyona başvuru yapılabilmektedir.
Sigorta Hukuku Avukatı Neden Gereklidir?
Sigorta hukukunun faydalandığı birden fazla mevzuat hükmü bulunmakta olup kimi zaman sigorta ettirenlerce imzalanan sigorta poliçeleri de karmaşık sözleşme hükümleri içermektedir. Yine bu mevzuata göre sigorta ettirenin, sigortacıya karşı hakları nasıl, ne zaman ve hangi usulle kullanması gerektiği karışık bir şekilde düzenlenmektedir. Sigorta hukukuna dayanan bir talepte bulunulacağı zaman uzman bir avukattan hukuki destek almak, para ve zaman tasarrufu sağlamanızı, hak kayıplarınızı önlemenizi sağlayabilir. Sigorta hukukunda uzman bir avukat, şahsen takip edeceğiniz bir talebinizin sonucunu yeterli ve gerekli hukuki bilgisiyle çok daha hızlı bir şekilde sonuçlandırabilecektir.
Hangi Davalar Sigorta Hukuku Kapsamına Girer?
Sigorta sözleşmelerinin hazırlanması, feshi, kısmi fesih, cayma işlemleri, sigortacının iflası, zarar görene yönelik ödemelerinin, zarar veren taraftan tahsilinin sağlanması, kaza sigortaları, emeklilik, sağlık ve hayat sigortaları konularını barındıran davalar niteliğine uygun düştüğü ölçüde sigorta hukuku kapsamına girmektedir. Uygulamada sigorta hukukuyla ilgili en sık karşılaşılan hususlar ise işçilerin açmış olduğu hizmet tespit davaları ile trafik kazalarından doğan değer kaybı, hasar, kâr kaybı, mahrum kalınan süre alacaklarından oluşan tazminat davalarıdır.