concept of justice and law a male judge in the cou 2023 11 27 05 24 17 utc 1024x683 1

Tıbbi Malpraktis Doktor Hatası Nedir

Hastanın sağlığına kavuşabilmesi için uygulanan tıbbi müdahaleler, doğaları gereği belirli riskler barındırır. Gerekli dikkat ve özen gösterilse bile kaçınılmaz şekilde ortaya çıkabilen bu riskler tıbbi karşılık olarak komplikasyon şeklinde ifade edilir. Buna karşılık tedbirsizlik, dikkatsizlik, bilgisizlik veya ilgisizlik gibi kusura dayalı durumlar malpraktis olarak adlandırılır. Malpraktis, doktor, sağlık çalışanı veya sağlık kuruluşunun kasten ya da ihmal ile hastayı zarara uğratmasıdır. Halk arasında doktor hatası ya da tıbbi uygulama hatası olarak bilinir.

Tıbbi Malpraktis Nedeniyle Tazminat Davası Şartları Nelerdir

Doktor, diş hekimi, tıp merkezi, poliklinik, hastane veya diğer sağlık kuruluşlarının bilgisizliği, deneyimsizliği ya da ilgisizliği nedeniyle yanlış teşhis, hatalı tedavi veya eksik bakım hizmeti sonucu hastanın zarar görmesi halinde tazminat davası açılabilir. Tıbbi müdahalenin hukuka uygunluk koşullarına uyularak yapılmış olması tek başına sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Müdahale tıp biliminin ve uygulamasının gerektirdiği mesleki standarda aykırı şekilde gerçekleştirilmişse doktor sorumluluktan kurtulamayabilir. Malpraktis iddiası, özel hukuk alanında tazminat sorumluluğu doğurabileceği gibi bazı hallerde ceza hukuku bakımından da sonuç doğurabilir.

Her tıbbi girişim, doğası gereği belirli sapmalar ve riskler içerir. İzin verilen risk kapsamında değerlendirilen komplikasyonlar tek başına doktor hatası sayılmaz. Bu nedenle doktor, tıbbi müdahale sonrası ortaya çıkan her olumsuz sonuçtan otomatik olarak sorumlu tutulamaz. Komplikasyon ile malpraktis ayrımı, çoğu dosyada bilirkişi incelemesi ile netleştirilir.

Malpraktis nedeniyle açılacak tazminat davasında, müdahalenin kamu hastanesinde mi yoksa özel hastanede mi gerçekleştiği önem taşır. Kamu hastanesinde gerçekleşen hatalı tıbbi uygulamalarda idari yargıda tam yargı davası gündeme gelir. Özel hastanede gerçekleşen hatalı tıbbi uygulamalarda ise çoğunlukla tüketici mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açılır.

Tıbbi Uygulama Hataları Nedir

Hekimlik Meslek Etiği Kuralları kapsamında hekimliğin kötü uygulanması kavramı, bilgisizlik, deneyimsizlik veya ilgisizlik nedeniyle hastanın zarar görmesi olarak tanımlanır. Doktorların hukuki sorumluluğunda ölçüt, olayın özelliklerine göre tecrübeli bir uzman doktor standardı olarak değerlendirilir. Doktorun, normal olay akışına göre ve kendi mesleki bilgi ve tecrübesi dikkate alınarak, zararı öngörebilecek durumda olması beklenir.

Tıbbi uygulama hataları çoğunlukla üç başlıkta toplanır.

  • Teşhis, endikasyon, tıbbi tedbirin seçimi, uygulanması, cerrahi müdahale sonrası bakım ve takip süreçleri
  • Hastanın aydınlatılması, rıza süreci ve anamnez alınması
  • Organizasyon kusurları, personelin niteliği, yeterli personel bulundurulması, konsültasyon ve ekip içi koordinasyon

Aşağıdaki örnekler tıbbi uygulama hatalarına ilişkin sık görülen durumlar arasındadır.

  • Teşhis hatası
  • Tedavi hatası
  • Vücutta yabancı madde unutulması
  • Organizasyon kusuru
  • Acil ünitelerinin yetersiz olması
  • Yoğun bakım yetersizliği bulunmasına rağmen ameliyat yapılması
  • Konsültasyon istenmemesi
  • Komplikasyon yönetiminin yapılamaması
  • Enfeksiyon ve hijyen kurallarına uyulmaması
  • Komplikasyonun fark edilememesi
  • Hatalı laboratuvar tetkikleri
  • Gerekli testler yapılmadan teşhise gidilmesi
  • Kan grubu tespitinde hata yapılması
  • Yeni bir hastalığa sebebiyet verilmesi

Tıbbi Malpraktis Tazminat Davası Kime Karşı Açılır

Hatalı tıbbi müdahaleyi yapan doktor kamu hastanesinde çalışıyorsa dava doğrudan doktora karşı açılamaz. Bu durumda tazminat davası ilgili idareye karşı açılır. Örneğin Sağlık Bakanlığı veya üniversite gibi. Doktora ve varsa mesleki sorumluluk sigortasına dava ihbar edilebilir.

Hatalı tıbbi müdahaleyi yapan doktor özel hastanede çalışıyorsa dava ilgili doktora, özel hastaneye ve doktorun mesleki sorumluluk sigortasına karşı açılabilir. Davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu için dava bunlardan yalnız birine ya da birlikte hepsine yöneltilebilir.

Tıbbi Malpraktis Tazminat Davasında Görevli Mahkeme

Görevli mahkeme, hasta ile doktor ya da sağlık kuruluşu arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre değişir.

Hasta, bağımsız çalışan ve bir sağlık kuruluşuna bağlı olmayan doktora başvurmuşsa ilişki çoğu durumda vekalet sözleşmesi ya da müdahalenin niteliğine göre eser sözleşmesi olarak değerlendirilebilir. Bu tür uyuşmazlıklarda tüketici işlemi değerlendirmesi yapılması halinde görevli mahkeme tüketici mahkemesi olur.

Hasta özel hastaneye başvurmuşsa doktor hatası nedeniyle açılacak maddi ve manevi tazminat davalarında görevli mahkeme çoğunlukla tüketici mahkemesidir.

Doktor kamu sağlık kurum ve kuruluşunda çalışıyorsa doktora doğrudan dava açılamaz. İlgili idareye karşı idari yargıda tam yargı davası açılır ve görevli mahkeme idare mahkemesidir. Vakıf üniversitesi ve devlet üniversitesi hastanelerindeki uygulamalarda da görevli yargı yolu çoğunlukla idari yargı olarak değerlendirilir.

Doktor hatası nedeniyle doğrudan doktorun mesleki sorumluluk sigortasına dava açılması halinde görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olabilir.

Görevli mahkemenin tüketici mahkemesi veya asliye ticaret mahkemesi olduğu durumlarda dava açmadan önce arabulucuya başvuru dava şartı olabilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açılması halinde dava usulden reddedilebilir.

Tıbbi Malpraktis Tazminat Davasında Yetkili Mahkeme

Genel yetki kuralına göre yetkili mahkeme, davalı doktorun veya hastanenin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Davalı sayısı birden fazla ise davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde de dava açılabilir.

Dava, sözleşmeden kaynaklanıyorsa sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkili olabilir. Tüketici mahkemesinin görevli olduğu hallerde tüketicinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Dava haksız fiile dayanıyorsa haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkili kabul edilebilir.

Tazminat Davası İçin Zamanaşımı

Kamu hastanelerinde gerçekleşen hatalı tıbbi uygulamalar nedeniyle idareye karşı açılacak tam yargı davasında, zararın ve doktor hatasının öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye yazılı başvuru yapılması gerekir. Başvurunun kısmen veya tamamen reddi halinde, ret işleminin tebliğinden itibaren ya da otuz gün içinde cevap verilmezse bu sürenin bitiminden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde dava açılmalıdır.

Özel hastaneler veya doktorlar aleyhine vekalet sözleşmesi temelli değerlendirmelerle tüketici mahkemesinde açılan davalarda zamanaşımı süresi olayın niteliğine göre beş yıl olarak ifade edilmektedir.

Haksız fiil hükümlerine dayalı tazminat taleplerinde ise genel olarak zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl süre gündeme gelebilir.

Emsal kararlar

  • Yargıtay 13. HD 2016 26894 E 2018 8072 K 18.09.2018

Kararda vekilin sonucun elde edilememesinden sorumlu olmadığı, ancak sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın ve yaptığı işlemlerin özenli olmayışından doğan zarardan sorumlu olacağı, doktorun en hafif kusurundan dahi sorumlu tutulabileceği, tereddüt doğuran durumlarda araştırma yapmak ve koruyucu tedbirleri almakla yükümlü olduğu vurgulanmıştır.

  • Yargıtay 13. HD 2002 7925 E 2002 10687 K 15.10.2002

Kararda doktorun bilim ve teknolojinin getirdiği imkanları kullanarak özen borcunu yerine getirmesi gerektiği, hafif kusurdan dahi sorumluluk doğabileceği ifade edilmiştir.

  • Yargıtay 13. HD 1994 8557 E 1994 2138 K 04.03.1994

Kararda doktorların yalnız mesleki değil genel hayat tecrübelerine göre de dikkat ve özen göstermek zorunda oldukları, tereddüt doğuran durumlarda araştırma yapma ve koruyucu tedbir alma yükümlülüğü bulunduğu belirtilmiştir.

  • Yargıtay HGK 2004 13 291 E 2004 370 K 23.06.2004

Kararda özel hastane işleteninin basiretli tacir gibi davranması gerektiği, sağlık hizmetinin kamusal nitelikte olması nedeniyle seçim ve denetim dahil yüksek özen yükümlülüğü bulunduğu, insan yaşamının esas olduğu vurgulanmıştır.

  • Yargıtay 13. HD 2015 41679 E 2017 7400 K 14.06.2017

Kararda malpraktis iddiasıyla açılan tazminat davasında faizin başlangıcı yönünden değerlendirme yapılmış, olay tarihinden faiz işletilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Instagram
YouTube
WhatsApp
Telefon

0216 999 15 47

WhatsApp

0545 461 30 62

Bizimle İletişime Geçin!
Bu alanı doldurun
Lütfen geçerli bir e-posta adresi yazın.
Bu alanı doldurun