Araç alım satım işlemlerinde alıcıların en çok dikkat ettiği hususlardan biri aracın kilometresidir. Piyasada düşük kilometreli araçlar genellikle emsallerine göre daha yüksek fiyattan satılırken, kilometresi yüksek araçlar daha az rağbet görmektedir. Bu nedenle bazı satıcılar hukuka aykırı şekilde dışarıdan müdahale ile aracın kilometresini düşürerek alıcıları mağdur edebilmektedir. Aracı satın alan kişiler çoğu zaman muayene sırasında, yetkili serviste veya ekspertiz incelemesinde kilometrenin düşürüldüğünü öğrenmektedir. Bu gibi durumlarda alıcıların satıcıya karşı tazminat davası açma ve kanundan doğan seçimlik haklarını kullanma imkanı vardır. Ayrıca olayın niteliğine göre dolandırıcılık iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda bulunma hakkı da bulunmaktadır.
Kilometresi düşürülmüş araç ayıplı kabul edilir. Satıcı hileli davranışlarla eksik bilgi vererek aracın ayıbını gizler ve haksız kazanç elde etmeyi hedefler. Alıcının bu ayıbı bilmesi halinde aracı satın almayacağı veya aynı bedelle almayacağı hayatın olağan akışına uygundur. Bu nedenle alıcının zarara uğraması satıcının ayıba karşı sorumluluğunu doğurur. Satıcının ayıptan sorumluluğu Türk Borçlar Kanunu madde 219 ve devamı hükümleri kapsamında değerlendirilir.
Türk Borçlar Kanunu madde 219 kapsamında satıcı, alıcıya bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması nedeniyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırılık oluşturan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydayı ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıplardan da sorumludur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.
Alıcının seçimlik hakları
Alıcının kilometreyle oynandığını olağan bir gözden geçirme ile tespit etmesi çoğu zaman mümkün değildir. Alıcı, kilometrenin düşürüldüğünü yani ayıbın varlığını öğrendiği tarihten itibaren satıcıya ayıp ihbarında bulunmalı ve hangi seçimlik hakkını kullandığını bildirmelidir. Türk Borçlar Kanunu madde 227 uyarınca alıcı aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir.
Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkı
Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme hakkı
Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme hakkı
İmkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme hakkı
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır
Davaya bakmakla görevli mahkeme
Satıcı oto alım satım işi ile meşgul değilse ve satış ticari faaliyet amacıyla yapılmadıysa davaya bakmakla görevli mahkeme kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 2 kapsamında malvarlığı haklarına ilişkin davalarda aksine bir düzenleme bulunmadıkça görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.
Satıcı ticari amaçla araç alım satımı yapan bir tacirse ve alıcı da tüketici konumundaysa görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir.
Dava açma süresi
Türk Borçlar Kanunu madde 231 uyarınca satıcı daha uzun bir süre için sorumluluk üstlenmemişse satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden itibaren iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Ancak satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.
Emsal karar
- Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 11.03.2020 tarih E 2018 2513 K 3180
Mahkemece alınan bilirkişi raporlarına göre davaya konu aracın kilometre sayacında oynama olduğu sabitse satışa konu aracın hukuki ayıplı olduğunun kabul edileceği, ayıp nedeniyle satış bedelinden indirilecek miktarın tespitinde Yargıtayın nispi metodu benimsediği, satış tarihi itibariyle aracın ayıpsız rayiç değeri ile ayıplı rayiç değerinin ayrı ayrı belirlenip bu iki değerin birbirine oranlanması suretiyle bulunan oranın satış bedeline uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Kararda ayrıca satıcının ayıpların varlığını bilmese bile sorumlu olduğu, nispi metoda göre tazminat miktarının uzman bilirkişi ile hesaplanması gerektiği vurgulanmıştır.


