ş Kazası Tazminat Davası Nedir
İş kazası tazminat davası; iş yerinde çalışan işçinin işin görüldüğü sırada meydana gelen kaza nedeniyle yaralanması halinde işçinin kendisi tarafından yahut ölüm olayının vuku bulması halinde ise işçinin mirasçıları tarafından işverene karşı açılan maddi, manevi istemli bir tazminat davası türüdür.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) normları, Avrupa Birliği Direktifleri, 6331 sayılı İş Sağlığı Güvenliği Kanununda işverenin görev ve sorumluluğu çok açık biçimde belirtilmiştir. İşyerlerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınması zorunluluğu hem hizmet akdinin varlığından doğan ve özel hukuka dayanan işçiyi gözetme borcunun niteliğinden, hem de kamu hukuku niteliği taşıyan iş güvenliği kurallarından doğmaktadır. İşverene işçiyi gözetme borcu getiren ve bu konudaki sorumluluğun kapsamını belirleyen özel hukuk kuralı Borçlar Kanununun 417. maddesinde yer almaktadır. Bu maddede; “İşveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamakla, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak; işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür. İşverenin yukarıdaki hükümler dâhil, kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir.” denilmektedir. Dolayısı ile iş kazası tazminat davaları işverenin yükümlü olduğu halde alması gereken önlemleri almamasından dolayı gerçekleşen kazalar nedeni ile maddi manevi tazminatları konu edinmektedir.
İş Kazası Sayılan Haller Nelerdir
5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 13. maddesine göre iş kazası sayılan ve tazminat davası açılabilecek haller yasa koyucu tarafından belirlenmiştir. İş kazasının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması MADDE 13- İş kazası;
a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle, sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır
Yargıtay da yaşanan kaza olayı ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerektiğini, ancak uygun illiyet bağının varlığı açısından 5510 sayılı 13. Maddesinde sayılan haller kapsamında bir değerlendirmenin yapılması gerektiğini kabul etmiştir. Yine ayrıca belirtmek gerekir ki yukarıda sayılan şartların varlığı halinde işveren Kuruma iş kazası bildiriminde bulunmasa dahi olay iş kazası sayılmaktadır. Ayrıca, sigortalının belirli bir sigortalılık süresini tamamlaması ya da Kurum’a sigortalıya ilişkin primin bildirilmesi de şart değildir.
İş Kazasında Yargılama Usulü
Öncelikle iş yerinde gerçekleşen her kazanın iş kazası olmadığının bilinmesi gerekmektedir. İşyerinde iş kazası gerçekleştiğinde yasa gereği işverenin kazanın gerçekleştiği andan itibaren 3 gün içinde SGK’ya bildirimde bulunarak işyerinde iş kazasının gerçekleştiğini bildirmelidir. Akabinde SGK müfettişlerince yapılacak incelemede kazanın iş kazası olup olmadığı yönünden rapor hazırlanmalıdır. Bu bildirimi işveren yapabileceği gibi iş kazasını yaşayan işçi yahut mirasçıları da yapabilecektir.
İş kazası bildiriminde bulunulmadan dava yoluna gidilmesi halinde mahkemece davaya açan tarafa SGK’ya iş kazası bildirimde bulunması için mehil verilecektir. SGK tarafından yapılan inceleme sonucunda iş kazası tespiti yapılmış ise davaya devam edilecektir. Aksi halde SGK tarafından gerçekleşen olayın iş kazası olmadığı tespitleri yapılmış ise mahkemece davayı açan tarafa öncelikle gerçekleşen kazanın iş kazası olduğuna yönelik tespit davası açması için mehil verilecektir. SGK’da tutulan iş kazasına ilişkin rapor aksi ispat edilinceye dek kesin olduğu kabul edilecektir.
Gerçekleşen kazanın iş kazası olduğu kabul edildiğinde mahkemece öncelikle kazanın gerçekleşmesinde kusur araştırması yapılacaktır. İş kazası davalarında kazanın meydana gelişinde işverenin kusuru olup olmadığının incelenmesi büyük önem arz etmektedir.
İşverenin kusurunun olmaması halinde tazminata hükmedilemeyecektir. Bu nedenle yapılacak yargılamalarda işverenin kusurunun tespiti için olayın gerçekleştiği iş alanına göre, kazanın oluş biçimine göre alanında uzman bilirkişiler seçilerek kusur yönünden rapor alınmasına karar verilmektedir.
- Yargıtay 21. Hukuk Dairesi Esas No: 2015/20594 Karar No: 2016/9335 Karar Tarihi: 07.06.2016 ilamı gereğince; ‘Bilindiği üzere iş kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında kural olan işverenlerin kusurlu eylemlerinden sorumu tutulmalarıdır. Bu nedenle bu tür davalarda yargılama konusu edilen zararlandırıcı olayın İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulların göz önünde tutularak ve özellikle işverenin niteliğine göre, iş yerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin iş yerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. Kuşkusuz ki tarafların kusur durumunu inceleyen bilirkişi heyetinin konusunda ehil iş güvenliği uzmanlarından oluşması gerektiği gibi yine heyeti oluşturanların uzmanlık konularının da olaya uygun meslek gurubundan seçilmesi gerekir.’’
Kazanın iş kazası olduğunda şüphe bulunmaması, alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda kusurun tespit edilmiş olması sonrasında yaralamalı iş kazası olması halinde maluliyet durumunun tespiti için dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilecektir. Ölümlü iş kazasında ise maluliyet tespitine gerek yoktur. Maluliyetin tespit edilmesi ile artık dosyadaki maluliyet oranı, kusur durumu göz önüne alınarak, kişinin yaşı, bakmakla yükümlüğü olduğu bireyler, kazanç oranı, bakiye ömrü gibi kriterlere göre dosya aktüerya bilirkişisine teslim edilecek ve hak edilecek tazminat miktarı hesaplanacaktır. Tüm bu süreçlerin tamamlanması ile iş kazası sonrasında talep edilebilecek maddi tazminat bedeli ortaya çıkacaktır. Manevi tazminata karar vermek ise hakimin takdirindedir.
İş Kazası Tazminat Davası Açma Süresi (Zamanaşımı)
İş kazası davalarında 6098 sayılı borçlar Kanunu madde 146-
‘Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir’ hükmü gereği 10 yıllık zamanaşımına tabidir. İşbu zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi ise kazanıj meydana geldiği tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır.
Ancak önemle belirtmek gerekir ki, iş kazası nedeniyle bir ceza davası açılmışsa ve ceza davasının “dava zamanaşımı süresi” daha fazla ise, iş kazası nedeniyle tazminat davasında da ceza davası zamanaşımı süresi uygulanır.
- Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E. 2018/5373 K. 2019/5646 T. 1.10.2019 ilamı gereği; ‘İş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi amacıyla açılan maddi ve manevi tazminat davalarında; zamanaşımı süresi gerek olay tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi ve gerekse yürürlükteki 6098 Sayılı yasanın 146. maddesi gereğince haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıldır.
Somut olayda iş kazası 13/08/1998 tarihinde vuku bulmuş, asıl dava uzamış ceza zamanaşımı süresi henüz dolmadan 03/01/2001 tarihinde açılmıştır. Ancak davacı istediği maddi tazminat miktarını 22/06/2009 tarihinde ıslah ile artırmış, davalılardan … süresi içinde ıslaha karşı zamanaşımı def’i ileri sürmüştür. Dava konusu olayda, tespit edilen sürekli iş göremezlik oranları arasındaki farklılığın değişen ve gelişen durumdan kaynaklanmadığı, bu nedenle olayla birlikte zararın öğrenildiği ve zaman aşımının başlangıç tarihinin olay tarihi olduğu açık olduğuna göre davalı …’in asıl dava dosyasının dava dilekçesindeki taleple sınırlı olarak maddi tazminattan sorumlu tutulması gerekirken, ıslah ile artırılan kısımdan da sorumluluğu yoluna gidilmesi hatalı olmuştur.’
Maddi ve Manevi Tazminat Davasında İstenebilecek Zararlar
Manevi Tazminat
İş kazasının meydana gelmesi ile gerek malul olan kişi gerekse ölüm olayın vukuu bulması halinde ölenin mirasçıları tarafından işverenden manevi tazminat talebinde bulunabilecektir. Manevi tazminat isteminin miktarsal olarak bir sınırı bulunmamakla birlikte içtihat kazanan kararlara göre manevi tazminat zenginleşme aracı olarak görülmemektedir. Olayın gerçekleştiği duruma ve maluliyet oranına, uzun kaybı olup olmadığına, iş gücü kaybı olup olmadığına göre ve diğer nedenlere göre manevi tazminatın miktarı değişecektir.
6098 saylı Borçlar Kanunu 56. Maddesi gereğince;
‘Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.’ hükmü gereği manevi tazminat hakim tarafından takdir edilecekken dikkate alacağı kriterler belirlenmiştir.
Bedensel Yaralanma Halinde Tazminat
İş kazasının vuku bulması sonrasında zarara uğrayan işçi kalıcı maluliyet olsun ya da olmasın işverenden bedensel yararlanma nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunabilecektir.
- Geçici İş Göremezlik Tazminatı; Kaza sonrası işçinin bedenine oluşan zarar zamanla iyileşmesi ön görülüyorsa, kalıcı bir zarar olmayacak ise uğranılan zarara göre ödenecek tazminat türüdür. Çalışamadığı süre boyunca işçinin maddi durumunda meydana gelen zararları konu edinmektedir.
- Sürekli İş Görmezlik Tazminatı; Kaza sonrası işçinin bedeninde oluşan zarar kalıcı olması halinde, bakiye ömründe iyileşme mümkün değilse ödenecek tazminat türüdür. Bu tazminat türünde işçinin yaşı, çalışma gücü kaybı, maluliyet oranı dikkate alınarak hesaplama yapılacaktır.
- Tedavi ve tedavi süresince katlanılan masraflarda işverenden istenebilecektir.
İşçi iş kazası gerçekleştirmiş ve buna ilişkin maluliyet hiç oluşmamış, geçici iş göremezlikte meydana gelmemiş olsa bile Yargıtay maluliyet sıfır çıkması halinde dahi işçiye uygun bir manevi tazminat ödenmesi gerektiğine ilişkin kararları mevcuttur.
Yine diğer önemli bir husus SGK tarafından işçiye kaza nedeniyle bir ödeme yapılmış ise işbu ödeme mahkeme sonucu çıkacak tazminattan mahsup edilmesine karar verilecektir.
Ölüm Halinde Madde Tazminat
6098 Sayılı Borçlar Kanunu Madde 53 de ölüm halinde istenebilecek zararlar hüküm altına alınmıştır. Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır:
1. Cenaze giderleri.
2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından
ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.
Ölenin desteğinde olan kişiler eşi, çocukları anne ve babası, kardeşleri yahut bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerdir.
İş Kazası Davalarında Yetkili Mahkeme
İş kazası davalarında 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 6. Maddesinde gereği yetki aşağıdaki şekilde belirlenmiştir.
(1) İş mahkemelerinde açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir.
(2) Davalı birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.
(3) İş kazasından doğan tazminat davalarında, iş kazasının veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.
(4) İş mahkemelerinin yetkilerine ilişkin olarak diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır.
(5) Bu madde hükümlerine aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir.
İş Kazası Tazminat Davaları Ne Kadar Sürer
İş kazası davaları diğer iş davalarına göre daha uzun sürmektedir. Bunun nedeni ise araştırmaya konu durumların ayrı ayrı bilirkişi incelemelere tabi tutulacak olmasından kaynaklanmaktadır. İş kazası davalarından ortalama
3 defa bilirkişi incelemesi yapılmaktadır. Bunlar
kusur durumu,
maluliyet durumu ve
aktüerya (hesaplama) bilirkişi incelemeleridir. Uygulamada genellikle
5-6 yıl süre sonunda iş kazası davası sonuçlanmaktadır.